Spoken English Kalıp Ezberletmez

Bizim metodumuz, bir takım alıştırma tekniklerine dayanan uygulamalı bir çalışma. Birincisi, gramer bilgisi ezberletmiyoruz. “ Simple present tense” gibi bir takım teknik tabirleri öğretiyorlar genelde. Şimdi Türkçeyi düşünün; günlük hayatta konuşurken veya iş hayatınızda “basit geniş zaman” gibi bir teknik tabiri kullanır mısınız cümle içinde? Kullanmazsınız. “Basit” kelimesini kullanır mısınız? Evet. “Geniş” kullanılır mı? Evet. “ Zaman” kullanılır mı?” Evet. Öte yandan “basit geniş zaman” teknik bir tabirdir. Kimse kullanmaz bunu. Hayatı boyunca belki de ağzından “simple present tense” tanımı çıkmayacak belki de yüzlerce, binlerce Amerikalı, İngiliz var. Dolayısıyla, bu teknik tabirleri öğrencilere öğretmenin bir anlamı yok.

İkincisi, formül ezberletmiyoruz. Mesela “şimdiki zaman” cümlesi öğretirken hoca tahtaya yazar; “subject +be verb+… ” Bu tarz formüllerle İngilizce öğretmeye çalışırlar. Halbuki, bir İngiliz bir Amerikalı “şimdi zaman” cümlesi kurmak için bu formülleri düşünmez; ve bizler de konuşurken hangi zamanda konuşsam, özne nerede, yüklem nerede diye herhangi bir kaygı taşımadan konuşuyoruz.

Üçüncü olarak, kalıp cümle ezberletilmesi de bizim metodumuzda yok. Örneğin, öğrenciye soruyorsunuz. “Size nasıl yardım edebilirim? “ nasıl söylenir İngilizce? Cevap veriyor : “How Can I Help You.” Anında cevap veriyor, çünkü ezberlemiş. Bu kez “ Bu akşam tiyatroya nasıl gidebilirler?” cümlesi nasıl söylenir? Öğrenci resmen duvara tosluyor. “How…. Can….” Diyerek susuyor. “How can they go to the cinema” ile “How can I help you” cümlesi arasında aslında hiçbir fark yok, hemen hemen aynı yapı. Sadece kelimeleri değiştiriyorsunuz, öğrenci cümleyi kuramıyor. Çünkü onu kalıp olarak ezberlemiş ama o yapı nasıl oluşmuş onunla ilgili hiçbir bilgisi yok ve bırakın bilginin ötesinde o yapıyı hiç çalışmamış, hiç antrenman yapmamış.

Bizim metodun özelliği şu: Her yapı öğrenciye algılatılır, o yapı algılatıldıktan sonra hemen antrenmanlara geçilir. Sektördeki sistemlerin durumunu futboldan küçük bir örnek vererek açıklayabiliriz aslında. Şimdi düşünün ki 11 kişiyi alıyorsunuz ve bir tahtada anlatarak, teorik bir şekilde futbol öğretiyorsunuz; futbol şöyle bir oyundur, kuralları böyledir. 6 ay futbol öğretiyorsunuz, tahta teorik olarak…. Sonra o 11 kişiye diyorsunuz ki, “Çıkın Real Madrid’e karşı maç yapın, gol atın, galip gelin.” Böyle bir şey mümkün değil. Antrenmansız maça çıkılır mı? Sektördeki çalışmalar maalesef böyle, hiç antrenman yaptırmadan öğrenciyi sahaya atıyorlar; öğrenci de doğal olarak iki kelimeyi bir araya getiremiyor.   

Copyright © Spoken English. Tüm Hakları Saklıdır.
Web Tasarım MediaClick